Ebabil Nefesi
"Ebabil kuşunun hikâyesi bizim için sadece bir sembol değil. Ebabil, zayıf görünenin güçlü olana karşı sadece kendi gücüyle değil, Rabbiyle durabilmesi demektir. Ebabil nefesi dediğimiz şey; insanın içindeki dağınıklığın üzerinde Rabbine tutunması, korkunun içinde dirayet, hasretin içinde sabır, yalnızlığın içinde eşlik bulmasıdır. Kendine değil, kendisini var eden kudrete yaslanan bir nefes…
Bu kitap bir teknik kitabı değildir. Bir terapi kitabı değildir. Mucize vaat eden bir dönüşüm kitabı da değildir. Bu kitap; yürüyen, tökezleyen, düşen, yeniden kalkan, yorulan ama her hâlinde Rabbine bakmak isteyen kalbin nefesle kurduğu bağı anlatan bir yol hikâyesidir. Kadim tasavvuf terbiyesinden beslenen, modern bilimin dilini küçümsemeyen ama ona teslim de olmayan bir duruşu vardır. Çünkü biliyoruz ki bilim insanın bedenini anlatır; nefes ise insanın kaderle, kendisiyle ve Rabbiyle kurduğu bağı hatırlatır."
Bu kitap bir teknik kitabı değildir. Bir terapi kitabı değildir. Mucize vaat eden bir dönüşüm kitabı da değildir. Bu kitap; yürüyen, tökezleyen, düşen, yeniden kalkan, yorulan ama her hâlinde Rabbine bakmak isteyen kalbin nefesle kurduğu bağı anlatan bir yol hikâyesidir. Kadim tasavvuf terbiyesinden beslenen, modern bilimin dilini küçümsemeyen ama ona teslim de olmayan bir duruşu vardır. Çünkü biliyoruz ki bilim insanın bedenini anlatır; nefes ise insanın kaderle, kendisiyle ve Rabbiyle kurduğu bağı hatırlatır."
Ben'den Hakikate
"Modern insan hız içinde yaşıyor. Gürültü içinde düşünüyor. Kıyas içinde kendini tanımlıyor. Böyle bir çağda insanın iç merkezi daha kolay kayıyor. Bu nedenle nefsin terbiyesi bugün belki de geçmişten daha zor; fakat aynı ölçüde daha gerekli.
Bu eser bir hedef göstermeyi değil, bir farkındalık uyandırmayı amaçlar. İnsan bazen kendi iç hareketlerini fark ettiğinde zaten yolun yarısını geçmiş olur.
Haklılık tutkusu, incelmiş ego, kırılgan huzur, ağır rıza…Bunlar bir teori değil, bir iç muhasebenin parçalarıdır.
Bu kitap bir tamamlanmışlık metni değildir. “Ben ulaştım” diyen bir kalbin değil, hâlâ yolda olduğunu bilen bir insanın satırlarıdır. Sizlere küçük bir öneri: Bu metni başkalarını tartmak için değil, kendinizi görmek için okuyun. Mertebeleri ölçmek için değil, merkezinizi fark etmek için okuyun. Eğer bir cümle bile sizi kendi içinize doğru bir adım attırıyorsa, maksat hasıl olmuştur. Hakikat ağırdır. Fakat insan kalbi onu taşıyabilecek şekilde yaratılmıştır. Yol uzun, nefis inatçı, kalp kırılgan…Ama merkez sabit kalırsa istikamet kaybolmaz. Bu satırlar, o istikameti arayanlara armağandır."
Bu kitap bir tamamlanmışlık metni değildir. “Ben ulaştım” diyen bir kalbin değil, hâlâ yolda olduğunu bilen bir insanın satırlarıdır. Sizlere küçük bir öneri: Bu metni başkalarını tartmak için değil, kendinizi görmek için okuyun. Mertebeleri ölçmek için değil, merkezinizi fark etmek için okuyun. Eğer bir cümle bile sizi kendi içinize doğru bir adım attırıyorsa, maksat hasıl olmuştur. Hakikat ağırdır. Fakat insan kalbi onu taşıyabilecek şekilde yaratılmıştır. Yol uzun, nefis inatçı, kalp kırılgan…Ama merkez sabit kalırsa istikamet kaybolmaz. Bu satırlar, o istikameti arayanlara armağandır."
